Dolar : Alış : 5.7027 / Satış : 5.7130
Euro : Alış : 6.4086 / Satış : 6.4202
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin25°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1483 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Çekin Parmağınızı Gözümüzden

06 Mart 2018 - 430 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»Çekin Parmağınızı Gözümüzden
Çekin Parmağınızı Gözümüzden

Çekin Parmağınızı Gözümüzden

“Zararın neresinden dönersen kârdır.” derler. Ancak bunun için  yolcunun kâr-zarar hesabını iyi yapması gerekir.

Kâr sadece cebinize, kasanıza giren; banka hesabınıza, tapu kütüğü-ne yazılan mıdır? Eğer hesabınız buysa, girdiğiniz yoldan dönmeniz kolay değildir. Çünkü siz, artık Allah’ın değil menfaatin kulu olmuşsunuzdur. Dilinizden düşürmediğimiz Allah’ı, uzun zamandır yüreklerinizden uzaklara sürgün etmişsinizdir.

Daha çok para kazanmaktır hedefiniz. Bunun için devlet malını eliniz-de tutmak zorundasınız. Onu yağmalanacak deniz olarak görüyorsanız; bal tutup parmağınızı yalamaya alışmışsanız; o denizden uzak kalamaz; bal çanağını kolayca elinizden bırakamazsınız. Bu zorunluluk nedeniyle her seçimi kazanmanız elzemdir. Bu hedef için her yolu mübah, her yalanı, her talanı meşru görmek ve göstermek durumundasınız.

Bunun en etkili yöntemi, yaptıklarınıza din kisvesi giydirmek; kendinizi topluma dindar diye yutturmaktır. Türkiye gibi ülkelerde çok da zor değildir bu. Çünkü toplum; tarihsel süreç içinde;” Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Her koyun kendi bacağından asılır.” kıvamına getirilmiştir.

Bireyler, gördükleri haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytanlara; ‘Bana ne’cilere;‘adam sende’ cilere dönüştürülmüştür. Haksızlık yapanlarsa, gördüğüne kör bu toplumun duyarsızlığına güvenerek arada bir sesini yükseltenlere:” Sana ne!” diyecek kadar cür’et kazanmıştır.

Hele inancımız kul hakkını en büyük günah saymışken; kul hakkı yiyenleri; “Mümin kardeşinizin ayıbını örtün ki…” mealindeki hadisi çarpıtarak, günahlara örtü yapan bir ilahiyat sektörüne sahipseniz keyfinize diyecek yoktur.

Ülkeyi bekası tartışılacak sınıra getirseniz de, harcamalarınızı denetim sınırları dışında bıraksanız da, ihaleleri her türlü suistimale açık olan ”Davet Usulü” ile yapsanız da sorun olmaz. Çünkü vatandaş; “Herkes yapıyor.” diyerek tüm insanları aynı kirli kefeye koymaya alışkındır.” Bunlar çalıyor; ama çalışıyorlar. Bunların başı secdeye geliyor.” gibi gerekçelerle, Müslüman saydığının; öyle sandığının her türlü yolsuzluğuna, çanak tutan bir fetva makamı olmuştur artık.

Kâğıdın gümrük vergisini artırırsınız, kitap fiyatları artar, okuyan, uyanan; hesap soran azalır. Gıda maddeleri ithalatında gümrük vergisini sıfırlarsınız elin köylüsü para kazanır, sizin köylünüz avucunuza bakan dilenciye dönüşür.

Kotaları kaldırdığınız için dışarıdan kolayca satın alınan hile katılmış, genleriyle oynanmış gıdaları yiye yiye şeker hastası, kanser olan hasta sayısıyla baş edemez, devasa hastaneler yaparsınız. Borcunu ödeyemediği için, geçinemediği için yolu mahkemeyle kesişen milyonları yargılamak için Dolmabahçe’yi kıskandıran; ama içine adaletin uğramadığı saraylar yaparsınız. “Kaşının üstünde karan var.” diyenleri mi-safir(!) etmek için binlerce kişilik cezaevleri inşa eder, bunları yatırım diye pazarlarsınız

Sonra oturur ne kadar kazandığınızın hesabını yaparsınız. Olaya sizin mantığınızla bakarsak çok kârlısınız. İyi de siz, arada bir de olsa “Memleket, millet nereye gidiyor?” diye bir hesap yapmaz mısınız?

Toplumda;” Bunlar Müslümansa ben değilim.” diyenlerin sayısının ne kadar artığını görmez misiniz? Dün; “Müslüman adamdır. Bununla iş yapılır.” biçiminde bir inanca sahip olanların; uğradıkları hayal kırıklıkları nedeniyle bu vecizeyi(!) terk ettiklerini görmeyecek kadar kör mü oldunuz?

Bunları görüyorsunuz elbet de girdiğiniz yol tatlı geliyor. Elde ettiklerinizden fedakârlık yapamıyorsunuz. Geri dönemiyorsunuz. Vatandaş gerçekleri görmesin diye, her işte bir gâvur parmağı arıyor, her seferinde bir yenisini icat ettiğiniz dahili ve harici gâvurlara parmak sallıyorsunuz.

İhaleye fesat karıştıranlar, rüşvetle servet yığanlar; pazarda çürükleri arkaya, sağlamları öne dizip, çaktırmadan müşteriye kakalayanlar; süte su katanlar; taksisine aldığı vatandaşı yolu gereksizce uzatanların hiçbiri gâvur değil beyler. Hepsi kendinize benzettiğiniz din kardeşlerinizdir.

Çekin parmağınızı gözümüzden! Aynaya bakın ve asıl suçluya sallayın o parmağı.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika