Dolar : Alış : 5.7027 / Satış : 5.7130
Euro : Alış : 6.4086 / Satış : 6.4202
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin26°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1483 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

İstenmeyen Misafir

02 Şubat 2018 - 413 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»İstenmeyen Misafir
İstenmeyen Misafir

İstenmeyen Misafir

Bu gün size bir mini hikaye anlatmak istiyorum değerli okuyucularım, benim çok hoşuma gitti, umarım sizde beğenirsiniz. Çünkü bu hikaye tam günümüzde yaşadığımız  aile yapısını ve evlatların anne babaya karşı gösterdiği tahammülsüzlüğün bir örneğini göstermesi bakımından önemlidir.

Dış kapıyı geçip merdivenleri ağır ağır çıktı kadın. Nasıl karşılanacağını ve canının nasıl sıkılacağını bilmesine rağmen kapıya doğru yürüdü. Bir an geri dönmek istedi ama vazgeçti. Çünkü oğlunu görmek zorundaydı. Zili çaldı epey bekledi. Torununu çok özlemişti,     eğer kapıyı o açarsa kucaklayıp sarılıp onu doya doya öpecekti. İçeriden oğluyla gelinin kapı açma konusunda ki tartışmaları duyuluyordu. ‘sen aç’  ‘hayır sen aç. Neden sonra onlar değil de torunu açtı kapıyı. Kadın sevindi, ayaklarını çıkarıp tam ona sarılacaktı ki torunu yarım bir ağızla ve asık süratla ‘merhaba’ dedi ve arkasını dönerek gitti TVnin karşısına baş köşeye,  ayaklarını boylu boyunca uzatıp  oturdu ve filmin devamını seyretmeye koyuldu.Kadın başlı başına kalakaldı  antrede. Kapıyı kapadı, pardesüsünü , başörtüsünü çıkardı. Nereye koyacağını şaşırdı bir an. Neyse ki gelin hanım teşrif etti,  aldı elinden. Salona girince oğlu zoraki bir şekilde lütfedif kalkabildi yerinden. Birden çok tedirgin oldu kadın. Böyle istenmeyen misafir olmaktan nefret ederdi. Bu yüzden oğlunun   evi de dahil  hayta hiç kimseye çat kapı gitmezdi. Muhakkak haber verirdi önceden. Şimdi de telefon etmiş , öyle gelmişti. Biliyorlardı geleceğini.

Salonda kapıya en yakın bir iskemleye emanet gibi ilişti.

-Böyle buyur dedi oğlu soğuk bir halde, TV nin  karşısında ki koltuğu gösterip. -Hayır oğlum gideceğim,oturmayacağım, seyredin siz filminizi. ‘Ekşimeyeceğim  başınıza’ diyecekti vazgeçti. Cebinden bir kağıt çıkar-dı, uzattı oğluna. -Bak bir şuna dedi. Bir mahkeme celbi gelmişti. Onu göstermek için uğramıştı. Oğlu yazıyı okudu. Sonra -Ben hallederim, dedi. Senin gitmene gerek yok. -Bir kahve yapayım dedi gelin, isteksizce.  -Hayır teşekkür ederim. Gideceğim. Oturmasıyla kalkması bir olmuştu. Aldı pardesüsünü ve attı kendini sokağa. Can sıkıntısından ve sinirden başına bir ağrı saplanmıştı. Derinden bir soluk aldı, başını kaldırdı, çiseleyen yağmura doğru tuttu yüzünü. Biraz rahatlayabildi.Eve gitmek istemedi canı. Biraz dola-şıp içinde ki sıkıntıyı dağıtmalıydı. Yakında ki parkın yolunu tuttu. Nasıl bir huzur veren sessiz havası vardı parkın. Sarı yapraklar altınlar gibi kaplamıştı her yanı. O sıkıcı ve kasvetli havada ilahi bir ışıkla aydınlanmış gibiydi her yer. Hazan mevsimi olduğu için yapraklara dökülen yağmurun, fıskiyeden fışkıran  suların sesini dinledi. O tatsız karşılaşmanın ezikliğiyle düğüm düğüm olmuş yüreği gevşedi, yumuşadı. Biraz daha rahatladı içi.

Çoluk çocuk yetiştirmek boş muydu  acaba? Aslında yalnızdır insan, yapayalnız. Doğduğundan beri. Eli ayağı tuttuğu için muhtaç değildi onlara. Sık sık gidip rahatsız etmek etmiyordu. Ama yinede böyle ilgisiz,  baştan savma karşılanmaktan da kurtulamıyor ve  içi inciniyordu. Anne baba evlat büyütür, yetiştirir ama o evlatlar kaç tane olursa olsunlar, bir anne babaya bakamazlar. Yine baba oğluna bir bağ bırakır ama oğlu babasına o bağdan bir salkım üzüm vermeye kıyamaz.

Gözleri nemlendi kadının.İçini çekti derin derin. Şimdi  tek dileği böyle evlatlara ve kimseye yük olmadan yaşamak ve ölmekti. İnce esen bir rüzgar gibi veya buharlaşan bir su zerreciği gibi kimsenin haberi olmadan ölmek istiyordu. O sessiz yalnız dünyasında bunu diledi Allah tan.

-Annen bir tuhaf dedi gelin umursuzca , kabuğunu temizlediği fıstığı ağzına atarken. Ateş almaya gelmişti sanki. Gelmesiyle gitmesi bir oldu. Otur işte şurda bir kahve iç.Burası da oğlunun evi canım. Yabancı gibi tutuyor kendini.

-Öyledir dedi oğlu,umursamazlıkla. Annem çekingendir. -Soğuktur desene şuna. Baksana bir tanecik torununa bile sarılıp öpmedi ayol. Ve ağzı açık keyifle yemeye devam etti fıstıklarını. Allah hepimize başta evlat olmak üzere her şeyin hayırlısını nasip etsin.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika