Dolar : Alış : 5.7027 / Satış : 5.7130
Euro : Alış : 6.4086 / Satış : 6.4202
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin25°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1483 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Kıskananlar Çatlasın (!)

11 Nisan 2017 - 742 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»Kıskananlar Çatlasın (!)
Kıskananlar Çatlasın (!)

Kıskananlar Çatlasın (!)

“Beni kıskanıyorlar…” Çok sık duyduğumuz ve belki zaman zaman da kullandığımız bir söz bu. Biraz reklam, biraz övünme kokan; ama daha çok da eksiklik kapatmanın bir aracı olarak kullanılan bir savunma mekanizması.
Tek tek bireylerde görüldüğünde etkisi sınırlı olacağı için önemsiz görülebilir. Ne var ki bu, toplumsal bir avuntuya, kitlesel bir afyona dönüştüğünde oldukça yıkıcı sonuçları olan bir düşünce sistemi.
Son yıllarda özellikle ülkeyi çamura batıran siyasilerin dillerde sakız ettikleri, inanması kolay bir büyük yalan olarak toplum çoğunluğunun da kolayca aldandığı bir masal bu.
“Türkiye dünyada sözü geçen bir ülke olduğu, İslam aleminin lideri, bayraktarı olacağı için kıskanıyormuş Batı bizi. Dünyanın sayılı büyük ekonomilerinden biri olmamızı çekemiyormuş.
Üçüncü havaalanını, her biri birer uzun kazık olan Yavuz Sultan Selim, Osman Gazi; temeli yeni atılan 18 Mart Çanakkale Köprülerini, Marmaray’ı, Avrasya Tünelini çekemiyormuş Batı. Bu yüzden bize düşmanmış.
Bu projelerin hangi ihale yöntemleriyle, kaça yapıldığını; kaç yıl boyunca geçmeyenlerin bile para ödemek zorunda olduğunu bilmeyenlerin bu masallara inanması kolay.
Bir yolculuğa çıkalım ve bakalım bu masal projelere. 3. Havalimanı mesela. İnşaat alnına bakıyoruz. Kazı yapan araçlar, iş makineleri” Komatsu, Caterpillar”. Hafriyat kamyonları “Ford, Mercedes, Volvo, Dodge”. Dökülen betonun en az yarısı Fransız firmalarınca üretilmekte. Hangisi Türk Malı bunların?
İnşaat bitti. Havayolu trafiğini kontrol edecek elektronik sistemi kimden alacaksınız? ABD, Avrupa ya da İsrail.
Uçak filosunu yenileyeceksiniz, zorunlu olarak. Alacağınız uçak ya ABD üretimi Boeing ya da Avrupa birliği ortak üretimi Airbus olmak zorunda.
Bu projede ve yukarıda sözünü ettiğim o çok övünülesi projelerde hamallıktan ve yıllarca yabancı firmalara aktaracağımız milli kaynaktan başka bizim ne payımız var Allah aşkına! Adamlar, hamallıktan başka iş yapmayan ve sessiz sedasız, itirazsız bolca sağılan biz kerizleri mi kıskanacaklar yani?
Konuyu, yaşadığım bir olayla açıklamaya çalışayım:
Bir arkadaşımız, görünür hedefi Filistin davasına hizmet ve Kudüs’e dönük duyarlılık oluşturmak olan bir dernek kurmuştu. İlk genel kurullarına davetliydik. Bir arkadaşımla verilen adrese doğru yollandık. Genel kurulun yapılacağı yer, İstanbul’un muhafazakarlığıyla, dini gruplarıyla ön plana çıkan Fatih, İskenderpaşa semtinde, İslami sıfat taşıyan bir derneğin salonuydu.
Semt boyunca Fatih Camiine doğru yürürken yol kenarındaki bir büfeyi çalıştıran gençlere. adresi soralım dedik.
Onlar da semtin ruhuna uygun olduklarını düşündüren gençlerdiler. Adresi bilmiyorlarmış. Ancak gençlerden biri, yardımcı olmak çabasıyla:” Bir dakika ağabey” diyerek cep telefonunu aldı eline. Google’dan baktı adrese. Ardından;” 200 metre kadar yürüyün soldaki 3. Sokağa girin. Aradığınız yer orada.” deyiverdi.
Büfedeki gençlere teşekkür ettik. Ama oradan ayrılmadan kafalarına bir düğüm atmak geldi içimden. “Bakın gençler!” dedim. “Bizim söylemimizle dünyanın en büyük, en lider Müslüman ülkesinin, en büyük Müslüman şehrinin, en Müslüman bir semtindeyiz. Bu ülkenin Müslümanlıkta kendi çaplarında iddialı olan okumuş iki gencine, gayetle İslami bir derneğin adresini sorduk. Bize bu adresi bir Yahudi’ye sorarak söyleyebildiler.”
Gençlerin şaşkın bakışlarıyla ayrıldık oradan. Söz konusu adresi kolayca bulduk. Hiçbir şey üretmeden kahramanlık taslayanların doldurduğu bir salonda, ellerinde gece gündüz sövdükleri gavurların ürettikleri akıllı telefonlar, dillerinden Filistin-Kudüs düşmeyenlerin, birbirlerine ve kendilerine söyledikleri yalanları dinledik hayli zaman.
İnsanlar yalanlara; hele büyük yalanlara inanmak eğilimindedirler. Bu yüzden sıkça yalanlarla bombardıman edilirler. Kendileri de sık sık yalanlara başvurur, kendilerine yalan söyler ve sıkıştıkları zamanlarda hep yalanlara, mutlu sonla biten masallara sığınırlar.
Yazık ki;“Ben güzelim, ben özelim; en başarılıyım; ama dünya kötü. İnsanlar nankör. Herkes beni kıskanıyor.” türü söylemler, kısa süreli rahatlama sağlamaktan öte hiçbir anlam taşımaz.
Üretmeyen bir toplumsanız, başkalarının eline muhtaçsanız eğer, kimse sizi kıskanmaz. Aksine şimdilerde sık sık yaptıkları gibi aşağılar, hakaret eder, kıçınıza tekme atmak için fırsat kollarlar.
Gerçeği görmeyelim diye ona buna parmak sallayanları, bize şanlı tarihten masallar anlatanları başımızdan atmadıkça bu sarmaldan kurtulamayız, değerli dostlar.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika