Dolar : Alış : 5.7027 / Satış : 5.7130
Euro : Alış : 6.4086 / Satış : 6.4202
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin25°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 1483 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Sübyancıyı Kollam-Ak

29 Kasım 2016 - 708 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»Sübyancıyı Kollam-Ak
Sübyancıyı Kollam-Ak

Sübyancıyı Kollam-Ak

Eski yazılarımdan birinde de kullanmıştım Şekspir’in şu sözünü:” Şeytan, insana büyük bir günah işleteceği zaman, onu kutsallık zırhına sarar.”

Bu zırh günahın işini kolaylaştırır çünkü. O günaha karşı çıktığınızda, yiyeceğiniz damga hazırdır. Vatan haini, millet düşmanı, dinsiz, imansız, kâfir…”

Tarihin en büyük günahları, vatan, millet, bayrak ve özellikle de din gibi kutsal değerlere sarılarak, onlarla sollanarak işlenmiştir bu yüzden.

Batı’dan doğuya dönük Haçlı Seferleri; Doğudan batıya dönük Cihat Seferleri, Engizisyon’un kanlı katliamları ve çağlarca işlenen binlerce büyük günah, bu zırhlar ardında saklanarak korunmuştur.

İktidara geldiği günlerden bu yana bu yöntemi ustaca kullanan egemen zihniyetimiz de bu yolun sadık bir izleyicisi olarak, din maskesi ardında yeni ve büyük bir günah işleme çabasında.

Kamuoyunda çok tartışılan ve AKP’nin muhalefet tarafından çarpıtıldığını iddia ettiği yasa taslağı şöyle:

“Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılacakmış. İnfaz durdurulacakmış. Bundan suça azmettirenler de yararlanır….” Taslağın gerisi kıytırık şeyler.

Sıkılmadan ‘rıza’dan bahsediyorlar Rızalarca iğfal edilmekten gocunmayanlar.

8-9 yaşında bir kızcağız düşünün. Birkaç bin lira, bir inek karşılığında satılan. Bebeklerle oynamaya fırsat bulamadan kucağına bebelerini almak zorunda bırakılan.

Babasının dayağı, “Yarınımız buna bağlı, etme kızım…!” diyen ve gözyaşını silah olarak kullanan anasının manevi zoruyla, içeriğini ve kurallarını hiç bilmediği bir oyunun ebesi olan.

Gittiği koca evinde, yediği dayağın bini bir para olan ve ahırdaki kuzu kadar kocasına, aslında sahibine, muhtaç.

Bu çocuğun, evliliğe “cebir, şiddet, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene maruz kalmadan rıza gösterdiğini” nasıl iddia edebilirsiniz be vicdansızlar?

&&&

Bu gariban kadıncıklara destek olmak, onlara güvence sağlamak yerine, sübyancıları garantiye almaya çalışıyor iktidar. Hapisten çıkaracak ki sevabına döve döve, söve söve baksın kocaları. Kendileri zahmet etmesinler.

Bulmuşlar birkaç piyon, sanki bağımsız iradeleri, başka seçenekleri varmışçasına, durmadan onları çıkarıyorlar medya huzuruna. “Kocası hapisteymiş de kendi ortada kalmış da isteyerek evlenmiş de…”daha bilmem ne.

Konu hapistekileri kurtarmakla sınırlı değil ki. Bu zihniyettekilere kapı açıyor, kolaylık sağlıyor, benzer eylemleri cesaretlendiriyor. Kız kaçıran erkeklere, dolaylı olarak; ” Kız kaçırdın mı ilk işin ona tecavüz etmek olsun ki evlenmekten başka çaresi kalmasın.” diyor bu yasa.

Tecavüz mağdurunu, anne babası, diğer aile bireyleri kirlenmiş olarak görüyor. Çevredeki birçok açgözlü kart zampara, ona her yola açık bir aşüfteymiş gibi bakıyor. Mazluma güvence sağlamak zorunda olan devletse mağdureye değil, sübyancıya ve bu istismara çanak tutan çıkarcı ailelere sahip çıkıyor.

Ne yapsın bu durumda zavallı kadıncağız. Tecavüzcüsüne sığınıyor çare-siz, iğrene tiksine de olsa, bir ömrü onunla müebbet mahkum gibi yaşamak zorunda kalıyor.

İktidar temsilcileri, düşüncelerinin temelindeki mantığı medyalarına söyletiyorlar.

Beslemelerinden biri, TV’de; “İslam’ın caiz diye nitelendirdiği bir şeyin pedofili diye nitelendirilmesi doğru değil.” diyerek cevherler yumurtluyor.

Bir sürü medya soytarısı, din satan ulema (!), bin dereden su getirerek bu pisliğe dini(!) kitaplardan delil buluyorlar.

“ İslamda böyle bir şey yoktur. Buna din adına meşruiyet kazandıramazsınız!” diyen kendi cenahlarından bir kadın gazeteciyi bile küfürbaz gazeteleri aracılığıyla; linç ettiriyorlar.

Tamam, “İslam bunu caiz görüyor.” diyorsunuz da İslamdan kastınız ne? Kur’andaki İslam mı; yoksa önce uydurduğunuz ardından işinize geldiğince uyduğunuz bir kurallar manzumesi mi?

”Biz kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık…” deniyor, Kur’an’da.(En’am Suresi, 38). Siz de biliyorsunuz ki Hz. Muhammed döneminde hatta onun vefatından onlarca yıl sonra bile hadis yazılmadı.

*

Emeviler döneminde başladı asıl yozlaştırma. Kur’an yetmedi onlara. Devrin egemenleri, kitaba, vicdana, insanlığa sığmayacak, toplumda tepki oluşturabilecek bir halt işlemeyi kurduklarında, önce onun kılıfını hazırladılar. Bu kılıf, aslı olmadığı halde uydurulan ”…. (RA.) dan rivayet olundu ki…” biçiminde başlayan bir hadis oldu genelde.

Bu dolmayı yutmayanları da zindanlarda, sürgünlerde yok ettiler. Sonraki yıllarda Kur’ana ters düşen hadisleri ayıklamayı önerenler olduysa da linçe tabi tutuldular. Bu kaynağı, doğruluğu şüpheli ve her halta cevaz bulabileceğiniz havuz, bugün de özellikle din taciri tarikat ve cemaatlerce eşsiz bir hazine gibi korunmakta.

Çünkü beslenme kaynakları orası. Kur’an’a sıkışırlarsa manevra kabiliyetleri nerdeyse sıfırlanacak.

Bir de kötü örnek, örnek olurmuş gibi, laik kesimden gösterdikleri bazı sübyancı sapkınları, ya da mezhebi genişleri emsal gösteriyorlar, kendilerini haklı göstermek için. Birilerinin ..k yemesi, onlara da bu hakkı verirmiş gibi.

&&&

Başka söz bulamıyorum;

Siz, kirli emellerine, bayağı arzularına kutsal kitaplarda meşruiyet arayan merhametsizler;

Siz, bu yurdun evlatlarını her türlü, kötülüğe, acıya, istismara kıyan, tecavüzcüleri mağdurlardan daha çok seven anlı şanlı kara giysili, kara vicdanlı zatlar;  “TECAVÜZLERE GELESİNİZ!”

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

reklam_alan2

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika